ağız sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağız sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2009 Pazartesi

Ağız kokusundan kurtulun!



Zaman zaman nefesinizdeki kötü kokudan şikayet ediyorsanız, çözümünüz burda... 

1-Dişlerinizi ve dişetlerini koruyun

Diş çürükleri, diş eti iltihapları ağız kokusunun önemli nedenlerindendir. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Bu nedenle diş hekimizin önerilerini mutlaka dinlemelisiniz

2- Ağızda var olan protez ve köprüleri kontrol ettirin

Ağız içinde var olan eskimiş köprü ve protezle zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara neden olabilir. Bu durumlarda yenilenmesi gerekenleri değiştirmeli, eksik olan dişlerin yerleri için gerekli tedavileri yaptırmalısınız.

3-Sakız çiğneyin

Tükürük ağız kokusu ile savaşmanın en güçlü yoludur. İçinde yemek parçacıklarını yerinden söküp mideye gönderecek güçlü enzimler, güçlü bakteri öldürücü antibiyotikler vardır. Şekersiz sakız çiğnemek tükürük salgınızı artırarak ağız temizliğinize yardımcı olur. Nane şekerleri ve tatlı sakızlar genellikle işe yaramaz ve durumu daha da kötüleştirir. Ancak xylitol içeren sakızlar da bu konuda size yardımcı olabilir.

4-Tarçın kullanın

İçeceklerinizde ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanabilirsiniz. Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır. Eğer varsa tarçınlı şekersiz sakızlar da uygun bir öneri olabilir.

5-Daha fazla su için

Özellikle yaşla artan vücut kuruması pek çok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek onlarca diğer yararının yanında dilinizin kurumasını da önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir. Su ağız içindeki bakterilerin minimumda tutulması için direk yardımcıdır. Ayrıca tükürük salgısını artırarak da yardımcı olur.

6-Asla burnunuz tıkalı uyumayın

Sinüzit gibi hava yolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur. Bu durum ağzı ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükürük salgısı durumu daha kötü hale getirir. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumamalısınız.

7-Basit şeker tüketiminizi azaltın

Beyaz un, beyaz şeker, glukoz/fruktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içindeki bakteriler için inanılmaz bir hazinedir. Bu tür şekerleri çok kolay kullanarak hızla çoğalırlar. Basit şekerler (atıştırmalık tüm şekerli gıdalarda olduğu gibi) diş çürüklerine neden olur ve ağız sağlığını büyük bir süratle bozarlar. Bu nedenle basit şeker tüketiminizi azaltmalısınız. Bu da su içmek gibi size onlarca yararın yanında ağız kokunuzun azalmasına da yardım edecektir.

8-Lokmaları iyi çiğneyin

Bu sayede yiyeceklerle tükürük salgısı iyice karışır ve ağızda yemek parçası kalma olasılığı düşer. Daha çok çiğneme hareketi daha çok bakterinin yerinden koparak mideye gitmesine yardımcı olur.

9-Diş ipi kullanın

Diş ipi sayesinde fırçanın çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz. Özellikle diş gövdeleri arasındaki dar bölgelerde biriken yemek artıkları hızlı bakteri çoğalmasına neden olabilir.

10-Sigara içmeyin

Sigara içmek ağız kuruluğuna neden olduğundan ağız kokusuna sebep olur. Ayrıca diğer bir ağız kokusu nedeni olan diş eti hastalıklarına da zemin hazırlar.

17 Aralık 2008 Çarşamba

Diş sıkmaya botoks ile veda edin

Önceleri kırışıklıkları gidermek için kullandığımız botoksu zamanla terleme sorunu için koltuk altına, ellere ve ayaklara yapılan botoks izledi. Şimdilerdeyse diş sıkmaya karşı botoks tedavisi uygulanıyor.

Daha çok yoğun iş temposu ve stresli yaşam süren insanlarda sıklıkla görülen, günümüzün artık en çok rastlanılan rahatsızlıklarından sayılan "bruksizm" özellikle çalışan kesimin en büyük sıkıntısı haline geldi. Estetik diş hekimi olarak uzun yıllardır çalışmalarını sürdüren Diş Hekimi Dr. Metin Şanap ile Nişantaşı'ndaki muayenehanesinde bu konuyu görüştük.

Diş Dekimi Dr. Metin Şanap son yıllarda sıkça görülen bruksizm hastalığının belirtilerini şöyle açıklıyor: "Genellikle sabah kalkıldığında çene kaslarında bir ağrı hissedilir. İşte bu ağrı genelde bruksizmin işaretidir. Uyku sırasında dişlerimizi sıkarken kullanmış olduğumuz sıkma kuvveti, normal günlük yaşantımızda uyguladığımız kuvvetin çok üstündedir. Eğer bu rahatsızlık tedavi edilmezse zamanla dişlerin çiğneyici yüzeylerinde erozyonlar, yani aşınmalar meydana getirebilir. Bu da ilk başlarda aşınan mine tabakasından dolayı hassasiyetler oluşturuyor. Bu rahatsızlık dikkate alınmayıp devam ederse esas o zaman daha vahim problemler karşımıza çıkabilir.

Diş sıkmasından dolayı oluşan travmatik kuvvetler nedeniyle dişleri saran çene kemiğinde yatay kemik erimeleri oluşur. Buna bağlı olarak zaman içerisinde dişlerimizde herhangi bir sıkıntımız olmasa da bu kemik yıkımlarından dolayı dişler sallanmaya ve gereksiz yere diş eti rahatsızlıkları oluşmaya ve tertemiz dişleri kaybetmeye başlarız. Bunlara ek olarak çene kemiklerinde ya da dişte sebepsiz yere bir çürük ya da bir iltihaplanma varmışcasına ağrılar hissedebiliriz. Bunları engellemek için mutlaka tedavimizi yaptırmalıyız."

Dr. Metin Şanap bu hastalığın, diş hekimi tarafından hazırlanacak olan gece plaklarının kullanılmasıyla tedavi edilebileceği belirtiyor. Plaka sisteminin yanı sıra halk arasında çok fazla bilinmeyen bir diğer tedavi şeklini ise şöyle açıklıyor: "Çenemizi kapatan kaslardaki stresi ve oluşan aşırı çiğneme kuvvetini botoks uygulayarak ortadan kaldırabiliriz. Botoksun zaten ilk uygulama amacı dünyada kaslar üzerin oluşan stresi kaldırarak spazmları yok etmekti, fakat bu tedavi yöntemi günümüzde daha çok estetik müdahale olarak yaygınlaştı."

Botoks ile tedavi yönteminde her şey dozajında uygulandığında herhangi bir sorun yaşatmayacağını belirten Şanap, tedavinin 6 ile 9 ay arasında tekrarlanması gerektiğini de sözlerine ekliyor.

Related Posts with Thumbnails
Dantel Modelleri Örgü Modelleri Hobi Dünyası
En güncel Kadın Giyim Moda sitesi.