28 Ocak 2009 Çarşamba

Kötü nefesi yok eden 5 yiyecek!

Dün gece yediğiniz soğanlı ve yağlı yemeklerin tadı muhteşemdi değil mi? Ama bu zaman nefesiniz maçtan yeni çıkmış bir Sumo güreşçisininkine benziyor olabilir. Ne yapmak gerekiyor? Genelde sarımsak, soğan ve kori yediğiniz zaman nefesiniz toksik bir hale dönüşür. Balıklar ve bazı peynirler de aynı etkiyi yaratabilir. Devamlı açık havada, ağzınızı açık bir şekilde havalandırmaktan başka yapabilecekleriniz de var. Bazı kokular 24 saat boyunca kanınızda kalabilir, böylece sadece dişlerinizi fırçalamak tek başına işe yaramaz. Bu noktada nefesinizi tazelemeye yardımcı olacak yiyecekler tüketmeniz akıllıca olacaktır. Peki neler yiyebiliriz? 


Limon: Bir limonu ortadan ikiye ayırıp emebilirsiniz. Eğer bunu yapmak istemediğiniz bir ortamdaysanız, bir sodanın içine dilimlerini atabilir. Sodanız bitince limon dilimlerini yiyebilirsiniz. Daha da pratik olması için, limon aromalı şekerlerden tüketebilirsiniz. Aynı zamanda en pratik taşıma şekli şekerlerdedir. 
 
 
Maydonoz: En sevdiğiniz makarna sosunda bulunan veya kebap yerken tükettiğiniz soğanları düşünün. Yanlarında tabağa konan maydonoz sadece göz zevkinize daha renkli bir hizmet yapmaktan da öte, aynı zamanda nefesinizi tazelemek için oradadır. Maydonozun nefesi tazeleme özelliği bulunur. Bunun yanında taze olmak kaydıyla, biberiye de etkili olabilir. 
 
Elma ve aynı tazelikte olan armut, havuç ve turp da nefes tazelemekte ve temizlemekte etkilidir. İçerdikleri gıda lifi sayesinde tükürüğü temizler, aynı zamanda damakta tatlı bir tat bırakırlar. 
 
Eğer ağız kokusunu daha egzotik bir tatla çözmek istiyorsanız size önerebilecek bazı bahartlarımız var. Bugün hemen her marketin baharat bölümünde anason, kakule, kişniş, rezene bulabilirsiniz. Küçük kaplara doldurup masada yerlerini hazır edin. Tuz ve kırmızı biber gibi onların da her sofranızda yerleri olsun. Küçük miktarda tükeceğiniz bu baharatlar sayesinde yemek sonrası kahveniz bile ağzınızda  kötü bir tad bırakamayacak. 
 
Nane Filizleri,Tarçın: Bu iki önerimiz de, sarımsak ve soğan kokularına karşı birebir etkildir. Fakt bunun yanında, tarçın kabuklarında bulunan özel bir yağ, ağızda bulunan bir tür bakteriyi yok eder. Tarçın veya nane aromalı sakız da benzer etkiye sahiptir. İçeriğinde xylitol bileşkeni olan sakızlar çürüklerini önlemeye yardımcı olur. Ayrıca ağız ve diş sağlığına önem vermeniz sayesinde Gerçek Yaş'ınız 6.4 yıla kadar gençleşebilir. 
 
Yoğurt:
 Eğer gün boyunca yağlı ve kötü kokabilecek besinler tükettiyseniz lezzetli bir alternatifiniz var. Günde bir veya iki kere yiyeceğiniz yarım kap yoğurt ağız içerisindeki hidrojen sulfüt kokusunu yok etmeye yardımcı olur. Genelde ağzımızın içini çürük yumurta gibi kokutan da işte hidrojen sülfüttür. Yoğurdunuzu C vitamini açısından yüksek meyvelerle tatlandırabilirsiniz.

22 Ocak 2009 Perşembe

Yalnız değilsiniz!

Hayatınızın aşkıyla tanışmak ve yalnızlığa elveda demek için bir çok şey yapabilirsiniz.

Yalnız oluşunuzun sizi üzmesi yerine, bir şeyleri değiştirmeye kararlı olun. Ocak ayı yeni insanlarla tanışmak ve yeni bir ilişkiye başlamak için ideal bir zamandır. Ve bunun birçok değişik yöntemi vardır.

YENİ ORTAMLARA GİRİN
Sadece yalnızların katıldığı organizasyonlara katılmayın. Örneğin yemek kurslarına ya da çift olmayı gerektiren salsa, tango gibi ilgi alanınıza giren kurslara yazılın. Böylece o ortamlarda sizinle aynı zevklere ve ilgi alanlarına sahip yeni insanlarla tanışacaksınız ve belki de hayatınızın aşkını orada bulacaksınız. Beyaz atlı prensinizi bulamasanız bile en azından hoşça vakit geçirmiş olacaksınız.

İNTERNET AŞKLARI
Öteki aylara oranla Ocak ayında daha çok insan internet tanışma sitelerine üye olup şanslarını deniyorlar. Öyleyse siz de bu sitelerden birine üye olup aşkınızı arayabilirsiniz.

Bu tür tanışma sitelerinde her kız için uygun birileri mutlaka vardır. Ayrıca yüzlerce internet tanışma sitesi içinde sadece belirli kesimlere hitap edenler bile var. Bu sitelere üye olan erkeklerden biri mutlaka ilginizi çekecektir. 

UCUZLUKLAR
Birbirlerine pahalı hediyeler aldıktan sonra çiftler bu aya daha dar bir bütçeyle gireceklerdir. Bu çiftlere bakarak bekar olmanın ve ucuzluklardan alışveriş yapabilmenin ne kadar güzel olduğunu hatırlayın. 

Biriktirmiş olduğunuz paranızla kendinize uzun zamandan beri istediğiniz bir şeyi alın. Alacağınız bu şey apartman topuklu bir ayakkabı ya da ucuz bir elbise dahi olsa bu alışveriş Ocak ayında kendinizi daha iyi hissetmenize neden olacak ve bu küçük terapi sayesinde kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Ayrıca ucuzluklardan alacağınız elbiseler, hayalinizdeki erkekle çıkacağınız olası randevunuzda imdadınıza yetişecek.

FARKLI BİR ŞEYLER YAPIN
Bu yıl, neden sizi mutlu edecek bir şeyler yapmıyorsunuz? Kendi başınıza çıkacağınız bir gezi ya da tatil, size yalnızlığınızı anımsatacağı için son derece yanlış bir hareket olacaktır.

Bunun yerine iş yerinizde ya da çevrenizde hoşlandığınız kişiye dışarıda bir yemek yemeyi teklif edebilirsiniz.


YALNIZIM DİYE ÜZÜLMEYİN
Bütün kadınlar hayallerindeki erkekle birlikte olmak ister. Fakat herkes bilir ki erkekler için en itici kadın, yalnız ve bu yüzden umutsuzluğa kapılan bir kadındır. 

Çift olmak harika bir duygudur ve hepimiz eninde sonunda ruh eşimizi bulmayı arzu ederiz. Fakat özgür ve bekar bir kız olmak erkeklerin gözünde çok daha gösterişlidir ve sizin, potansiyel sevgililerinizin gözünde daha çekici görünmenize neden olur.

Bebek büyütmenin püf noktaları

Çocuk yetiştirmede anne-babaların en çok etkilendiği konulardan biri de kendi büyüklerinden gördükleri ve duydukları 'geleneksel inanışlar'dır. Çok fazla inanmasalar bile şartlanmış bir şekilde bunları uygulamak isterler. Oysa bunların bir kısmı doğru değildir. Peki çocukların sağlıklı gelişimini olumsuz etkileyebilecek bu yanlışlar neler olabilir? 

'Bebeğim ve Biz' dergisi, Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Feyza Çivici Gümüş ile çocukları büyütürken yapılan hataları konuştu. İşte bu hatalar:

* Sütü yetmiyor! 
Yeni annelerin en çok endişe ettiği konulardan biri, bebeğin aç kalmasıdır. Bu nedenle de çoğu zaman bebekler, anne sütü yerine mamayla beslenir. Oysa anneler, sütünün yetip yetmediğini bebeğinin çişini takip ederek anlayabilir. 24 saatte en az beş kez bezini ıslatan bebek, anne sütüyle doyuyor demektir. Anne sütü yetersizliğine ancak bir çocuk hastalıkları uzmanı doktor karar verebilir.

* Sarılık için şekerli su 
İlk günlerde anne sütünün gelmesinde yaşanabilecek bir sorun, bebeğin zayıflamasına ve sarılık oluşumuna yol açabilir. Halk arasında, aç kalan ve az idrara çıkan bebeklere şekerli su verilmesi önerilir. Oysa bebek beslenmesinde şekerli suyun yeri yoktur.

* Bezi bırakma yaşı 
İki yaş, çiş eğitimi vermek için başlangıç dönemidir. Bezi tamamen bırakma dönemi değildir. Tuvalet eğitimi verildiği dönemde çocuk zorlanmamalı, altına kaçırdığı için kızılmamalıdır.

* Dondurma hasta eder 
Dondurma, tüm çocukların sevdiği ve yararlı bir yiyecektir. Bu yüzden onları bu güzel yiyecekten tamamen mahrum bırakmak doğru değildir. Yasaklamak yerine bu yiyeceğin hastalık nedenini ortadan kaldırmak gerekir. Bu doğrultuda dondurma, boğaz ağrısına neden olmaması için yalayarak yenmeli ve yanında su içilmelidir.

* Gürbüz çocuk sağlıklıdır 
Gürbüz çocuk, sağlıklı çocuk değildir! Dengeli beslenen çocuk, zayıf da olsa sağlıklıdır. Çocukları yemek yeme konusunda zorlamayın, yemediği zaman beslenmeyi sonlandırın!

* Sıcak hava sever 
Hayır, çocuklar her zaman terlemeyeceği şekilde giydirilmelidir. Üşüyeceği korkusuyla çocukları çok giydirmek, terlemeye ve hasta olmaya yol açar. Pamuklu kıyafetler idealdir.

* Aman terlemesin! 
Hasta olur endişesiyle çocuğun hareket etmesini kısıtlamak yanlış bir yaklaşımdır. Her çocuk hareket edince terler; terleyince üstünü değiştirebilirsiniz! 'Çok terledin artık yerine otur' demek, onu tembel, hantal ve mutsuz yapar. Zaman içinde metabolizma hızı azalan çocuk, hızla kilo almaya başlar. Hareket etmelerini kısıtlamaktansa, onu spora yönlendirin.

* Şaşılık geçer 
Çocuklarda şaşılık bir yaşına kadar fizyolojik kabul edilir. Ancak bir yaşından sonra düzelmeyen şaşılıklar için mutlaka göz doktoruna başvurulmalıdır. Bir yaşından önce bebeklerde Nistagmus (göz küresinin istemsiz titremesi) görüldüğünde de mutlaka bir göz doktoruna muayene ettirilmelidir.

* Fazla süt gaz yapar 
Çocukların beslenmesinde bir yaşından önce inek sütü yer almamalıdır. Ancak bir yıldan sonrada günlük süt tüketimi 400 CC'yi geçmemelidir. Sütün içinde bulunan laktoz adlı şeker gaza yol açar. Fakat artık piyasada laktozsuz sütler de bulunabiliyor. Çocuğa süt vermemek çözüm olmamalı.

Dudaklarınız için pratik çözümler

Rujun dişleri boyamaması için ne yapılır, can sıkan uçuklar nasıl yok edilir? İşte çözümler...


Dudaklara sihirli dokunuş                                                                    
                       
Güzelliğinize güzellik katmak, sihirli formüllerle dudaklarınızı konuşturmak ister misiniz? İşte öneriler…                    

Dudaklarınız inceyse                                                                                         

Eğere dudaklarınızın ince olmasından şikayetçiyseniz ve daha dolgun dudaklara kavuşmak istiyorsanız, mat renkli rujları tercih etmelisiniz. Ayrıca dudaklarınıza daha dolgun bir götünüm kavuşturabilmek için dudak kalemlerini de kullanabilirsiniz. Tek yapmanız gereken dudaklarınızı rujunuza uygun bir kalem ile doğal çizgisinin üzerinden çizmek.

 Dudaklarınız dolgunsa                                          

Dudaklarınızın olduğundan daha küçük ve dolgun görünmesini istiyorsanız, dudak kenarlarınıza hafifçe fondöten sürebilir yada koyu renkli rujları tercih edebilirsiniz. Ayrıca dudaklarınızı rujunuza uygun bir dudak kalemi ile üst ve alt dudak çizgilerinin hemen altından çizmek de dudaklarınızı daha ince gösterecektir.

 Kalınlıklar birbirine uymuyorsa                                                                           

Eğer alt ve üst dudağınızın kalınlıkları birbirine uymuyorsa, farklı renklerde iki ruj kullanarak bu sorunun da üstesinden gelebilirsiniz. Kalın dudak için koyu, ince dudak için açık renk ruj tercih ederseniz dudak kalınlıklarınız eşitmiş gibi görünür.

 Acil çözümler

*“Makyajım tamam” derken rujunuzun dudak kenarınıza taştığını fark ettiniz… Öyleyse yapmanız gereken pamuklu bir çubuk ile taşan ruju temizleyip yerine yine bir pamuklu çubuk yardımı ile fondöten sürmek.

*Rujunuzun kalıcı olmasını istiyorsanız dudaklarınızı önce fondöten ve pudra ile sabitleyip sonrasında ruju       uygulamalısınız.

*Rujunuzun dişlerinizi boyamaması için , ruju sürdükten sonra işaret parmağınızı ağzınıza koyun ve dudaklarınızı sıkıca kapatın. Rujun fazlası parmaklarınıza çıkacaktır.

*Parlatıcı sürmeden dudaklarınızı parlatmak isterseniz doğal parlaklık için vazelin kullanabilirsiniz. Vazelin dudaklarınızı hem parlatır hem de rüzgardan korur.


21 Ocak 2009 Çarşamba

Sessizliği yırtan çığlık

Seks sırasında hissettikleriniz yüzünüzden okunur. İlişkiden alacağınız zevki ikiye katlamak için önerilerimize kulak verin.



Son zamanlarda duyduğumuz bir araştırmanın sonuçları bizi gerçekten şaşırttı. Buna göre; çoğu kadın seks sırasında vücudunun nasıl görüneceği konusunda kaygılanırken aslında erkekler birlikte oldukları kadının yüzüne, vücudunun diğer yerlerinden çok daha fazla dikkat ediyorlarmış!

Araştırmacılar, erkeğin yüz bölgesine odaklanmasını; yüzdeki ifadenin onun dokunuş ve okşamalarının hoşunuza gidip gitmediğini ve 
orgazm olup olmadığınızı göstermesine bağlıyorlar. Artık aldığınız zevki erkeğinize göstererek onu heyecanlandırabileceğinizi biliyorsunuz. Bundan sonra yapmanız gereken, aldığınız zevkin tüm benliğinizi sarmasına izin vermek ve bencil olmayıp bunu partnerinizle paylaşmak. 

Bunun için başlangıç olarak 
sevişme sırasındaki yüz ifadenizden utanmayı bırakın. Yüzünüzdeki kan dolaşımının artması yanaklarınızın parlamasına ve terlemenize neden olurken, gözleriniz ve ağzınız gerilmekle gevşemek arasında gider gelir. Bu görkemli anları en iyi şekilde yaşamak için verdiğimiz ipuçlarını takip edin.

Derin nefes alın

"Derin ve yavaş yavaş nefes almak, konsantre olmanızı sağlar. Sizi, dış dünyanın karışıklığından, tüm duyularınızın daha yoğun olduğu ve bu sayede kolayca rahatlayıp, gevşeyebileceğiniz, iç alanınıza doğru çeker" diye anlatıyor Touch Me There! (Buraya Dokun!) adlı kitabın yazarı, 
cinsellik uzmanı Yvonne Fulbright. Beyniniz tümüyle duygularınızın etkisi altındayken fiziksel kusurlarınıza kafa yormanız da imkansız olacaktır.

Onu takip edin

Fulbright, "Sevgiliniz gözlerini kısıp, dudaklarını ısırdığında ya da herhangi bir keyif belirtisi gösterdiğinde onun yüzüne odaklanın" diyor. Onun aldığı keyfi yaşamak için sevgilinizin tepkilerinden faydalanabilirsiniz. Keyifle karşılayacağı bu durum ayna etkisi yaratarak size heyecan olarak geri dönecektir. Göreceksiniz; mutluluk daha çok mutluluk getirir.

İnlemelerinizi boğmayın

The Complete Idiot's Guide to Amazing Sex (Acemiler İçin İnanılmaz Seksin Rehberi) kitabının yazarı Sari Locker; bazı kadınların zirveye ulaşırken inlemekten ve haykırmaktan utandıklarını söylüyor. Oysa doğal olan hiçbir ses ya da mimiğe ket vurmamak gerektiğini, bunların geri dönüşlerinin müthiş olacağını sözlerine ekliyor. 

Son olarak, yapılan ankete katılan erkeklerin yarıdan fazlasının partnerlerinin 
orgazmsırasındaki yüz ifadesini çekici bulduklarını belirtelim. Geri kalanların çoğu, yüz ifadesindeki değişikliklerin farkında olmadığını söylese de yeni deneyimlere açık olup ilişkinize heyecan katmanızı öneriyoruz. 

Size yakışan etek hangisi?

Kilonuza ve boyunuza hangi tarz eteklerin uygun olduğunu biliyor musunuz?


Kime nasıl etek

İNCE BELLİLERE ÇAN ETEKLER

İnce belli olmak şüphesiz her kadının hayali. Ancak kimi kadınların beli oldukça ince, basen kısımları bele oranla daha geniş olabiliyor. Bu durumda dar kesimler tercih edildiğinde orantılı bir görünüm ortaya çıkmayabiliyor. Çok ince belli, baseni daha geniş kadınlara basenden sonra çan tarzı inenetekler öneriyor.KISA BOYLU KADINLARA KISA ETEKLER

Kilolu ve kısa boylu kadınlara etek boyu kısa etekler giymeleri tavsiye ediliyor. En fazla dizde biten etek boyları tercih edilmeli çünkü uzun etekler boyu daha da kısa gösterir.Zayıf kısa boylu kadınlara da etek boyu kısa etekler yakışıyor. Fakat modeller üzerinde değişik alternatifler kullanılabilinir. Çünkü bu tip kadınlar değişik modelleri rahatlıkla taşıyabilirler.RENK SEÇİMİ

Etekler de renk seçimi de önemli. Renk seçimi ortama, beden tipine ve eteğin modeline göre yapılmalı.Renk, desen ve kumaş önerileri:
Kısa ve dar etekler için koyu renkler tercih edilebileceği gibi gibi açık renk ve desenli kumaşlar da kullanılabilir.
Uzun ve bol kesimli etekler için desenli, soft renkler olabildiği gibi canlı renkler de kullanılır.
Kısa ve pileli etekler için ekose kumaşlar ve düz koyu renkliler seçilebilir.
Uzun, düşük belli ve dar etekler için koyu renkler ve çizgili kumaşlar tercih edilebilir.
Diz altı, dar etekler için iri desenli, karışık renklerin dışındaki diğer düz renkler seçilebilir.

Erkeği bitiren davranışlar

Kadınların sık sık uyguladığı kışkırtıcı taktikler bazen erkeklere itici gelebilir, dikkat! İşte onlardan birkaçı ve erkek görüşleri...

Bazen farkına varmadan öyle şeyler yaparsınız ki erkekler sizi çok seksi ve tapılası bulur. İşte o anlardan bazıları: Çok dar bir pantolonun içine girmek için dört bir yana zıplamanız, bir şey düşünürken dudaklarınızı kemirmeniz veya herhangi bir şey yapmak için önünde eğilmeniz... 

Tam tersi bazı şeyler de, siz ne kadar seksi olduklarını düşünürseniz düşünün, onlara çok itici gelebilir. İşte bunlardan birkaçı:

Şehvetli bakış ve imalar

Angelina Jolie, filmlerde en seksi bakışını takınıp üzerindeki seksi kıyafetlerle erkeğini baştan çıkarabilir. Siz de aynı şeyi yapmadan önce bir kez daha düşünün. 32 yaşındaki Cenk "Bir kadın bana şuh bir şekildebaktığında onun gerçek mi sahte mi olup olmadığından emin olamam. Bana göre kendisiyle barışık olmadığının işaretidir” diyor. Unutmayın, samimi bir gülümseme karşınızdakine güven verir.

Fazla iddialı kıyafetler giymek

Göğüslerinizi tabak gibi ortaya çıkaran kıyafetler erkeklerin iştahının açılmasına sebep olsa da bir yandan da neden bu kadar dikkat çekmek istediğinizi merak ederler. Eğer tüm bakışları üzerinize çekmeden oturmayı bile başaramıyorsanız bu sizi olduğu kadar, onları da rahatsız eder. 29 yaşındaki Ayhan "Çok seksi giyinen bir kadınla çıkıyordum, ilk başlarda bu çok güzeldi ama sonra erkeklerin gözlerini kız arkadaşımın vücuduna dikmesi beni giderek rahatsız etmeye başladı" diyor. Erkekler güzel bir kadınla olmak ister ama bir erkeğin bazı konularda hassas olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Çok içki içmeniz

Erkekler eğlenceli kızlardan hoşlanır ama sadece ilk bir-iki saat için. Bir kızı deli gibi dans ederken izlemek bir süre sonra heyecanını kaybeder. 33 yaşındaki Evren durumu şöyle örnekliyor: "Peşpeşe içki içen bir kadın gördüğüm zaman, çok içtiğim gecelerin ertesi sabahındaki halim gözümün önüne geliyor: Hasta, kalın sesli ve kurbağa gözlü. O kadının birkaç saat sonra öyle gözükeceğini bilmek hiç de seksi değil."

İlişkinin başında yatakta garip isteklerinizin olması

Hevesli görünmenizde hiçbir yanlışlık yok ama yine de ilişkinin başında ayakta ya da masanın üstünde sevişmek istemeniz, bir sopayı striptize yardımcı olarak kullanmanız erkekleri korkutabilir. 27 yaşındaki Umut "Bunu yüksek sesle dile getirmek garip ama bir kadınla ilk defa yattığımda onun sınırları zorlamasını istemem. Bir şeyleri beraber keşfettiğimizi hissettikten sonra deneysel şeyler yapabiliriz" diye anlatıyor.

ERKEKLER KONUŞUYOR

"Bana Her Zaman Seksi Geliyor..."

- Başka kadınları tehdit unsuru olarak görmeyecek kadar kendine güvenen kadınlar. Kendinden ve ilişkimizden emin olduğunu gösteren şovlar yapmasına ise hiç gerek yok. Emre, 31

- Dar bir tişörtle boxer giyen kadınlara bayılıyorum. Bir de ben yataktayken o şekilde kahvaltı getirdiğinde hayallerimdeki harika manzara tamamlanıyor. Arda, 33

- Bir kadının espri anlayışının olması bana çok seksi geliyor. Kendisini çok fazla ciddiye almayan ve odak noktası olmaktan çekinmeyen bir kadınla beraber olmak isterim. Çağrı, 25

- Bir kadının iştahla yemek yemesi çok hoşuma gider. O kadar yemeği yedikten sonra kaç saat spor yapması gerektiğinden bahsetmeyen bir kadını kastediyorum tabii! Serkan, 26

- Bir kadının rahat olması beni de rahatlatır. Üzerine iyi oturan bir jean ve altına giydiği seksi botlar dikkatimi çeker. Demir, 27

20 Ocak 2009 Salı

Kıyafetlerinizi nasıl çıkarıyorsunuz?

Soyunma şekliniz: Karakteriniz
Soyunma tarzınızın karakterinizi ele verdiğini biliyor muydunuz? İşte uzmanlara göre tarzınıza ve kişiliğiniz...

Gelişigüzel soyunanlar: Eğer soyunurken çıkardıklarınızı rastgele evinizin herhangi bir tarafına fırlatanlardansanız, arkadaş canlısı birisiniz. Hayatı bir parti gibi görüyorsunuz. Düşüncelerinizde rahat ve açık fikirlisiniz. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü ise hiç umurunuzda değil. (Zaten muhtemelen ardınızdan bunları toplayacak biri vardır. Yoksa sıkar biraz bu kadar dağınıklık. Bu tip insanların beraberlik ya da evlilik hayatlarında mutlaka çorap kavgası olur.) Titiz soyunanlar: Eğer çıkardıklarınızı düzgün bir şekilde bir yere koyuyorsanız ciddi birisiniz ve sakin yaşamayı tercih ediyorsunuz. Rutinliği seviyorsunuz. Hayattaki problemlerin üstesinden gelmenin en iyi yolunun onlardan uzak olmak gerektiğine inanıyorsunuz. (Bunlar kirlileri ayırdıktan sonra ceketleri hemen havalandırmaya götürür, asılacak bir şey varsa da asarlar. Zaten çoğu şeyi de kirliye atarlar. Aman ütülendikten sonra bir şeyi yanlış yere koymayın, kıyamet kopar.) İlk ayakkabı ve çorapları çıkaranlar: Mükemmeliyetçi, utangaç ve yoğun birisiniz.Birarar vermeden önce iyice düşünürsünüz. Güvenilir birisiniz. Nelere ne kadar dikkat edilmesi gerektiğini iyi biliyorsunuz. Üzerinize düşenleri methodik bir biçimde büyük konsantrasyonla çözümlüyorsunuz.

Yavaş soyunanlar: Eğer tişörtünüzü çıkardıktan sonra pantolonunuzu on dakika sonra çıkaranlardansanız, Mesit Yılmaz gibisiniz demektir. Kendine güvenen, entelektüel, derin düşünen ve fazla zorluk çıkartılmasını istemeyen birisiniz. Ayrıca kendinize fazla zaman ayırmayı ve dolayısı ile yalnızlığı seviyorsunuz. (Hayatınızdaki kişi böyle biri ise çamaşır makinesini kurmak için asla onu beklememelisiniz. Ayrıca soyunduğu gibi giyiniyorsa yorum yok!)Hızlı soyunanlar: Eğer

kıyafetlerinizi olabildiğince çabuk çıkaranlardansanız başkalarına önem veren birisiniz. Diğer insanların sizden beklentileri çok önemli. Kendi ihtiyaçlarınız açısından da endişelisiniz. Çoğunlukla işi gücü bol olan ve aile düşkünü birisiniz. (En idealler... Şipşak soyunur ve rahatlarlar.)İlk mücevherler çıkıyorsa: Eğer ilk olarak mücevherlerinizi, aksesuarlarınızı ve hatta saatinizi çıkarıyorsanız sıcak, düşünceli, duygusal, hassas ve romantik birisiniz. (Saatinizi çıkartarak evde zaman mevhumunuzun olmadığını göstererek karşınızdakini çok mutlu ediyorsunuz bir kere. Ama lütfen alyansınızı orada burada bırakmayın. Başkasının evinde soyunmaya da hiç kalkmayın.)Her seferinde farklı iseniz: Şüpheci ve ilginç biri olduğunuzu söyleyebiliriz. Risk almayı ve macerayı seversiniz. O günkü tutumunuza göre ne yapacağınız değişir. (Ayrıca bunu bir sisteme oturtun artık. Ne o öyle her seferinde sizi takip etmek zorunda mıyız. Sonra "en sevdiğim bilmemnem nerdeeeee?" diye bağırmayı biliyorsunuz. Ne bilelim nerede...) Bir de eve girip soyunmadan, bütün gün dolaştığı o kıyafetle ortada dolanan tipler vardır ki işte onlardan uzak durun. Okuldan gelmiş çocuğunuza soyunmayı öğretmek gibi ona da bunun önemini ve yararını gerekir. Hatta banyoya sokup yıkamanız da söz konusu olabilir. Neyse ki tuvaletlerini kendileri yapabilir...


19 Ocak 2009 Pazartesi

Vermek mi zor korumak mı?

 Kiloyu vermek mi zor
yoksa korumak mı?... 

Kendinizi iyi hissettiğiniz kiloyu arzulamanız çok normal ama en son ne zaman o kiloda kaldınız ve bu kiloyu uzun süre koruyabildiniz mi? Bu soruların cevabı önemlidir. 


En iddiasız miktarda kilo kaybı bile sağlık açısından büyük yarar sağlayabilir. Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, uyku bozuklukları ve birçok tıbbi sorun, en iddiasız kilo kaybıyla  bile düzelme göstermiştir. Bu gerçek her şeyi değiştirir. Hemen herkes kendini daha iyi hissettiği ve sağlık sorunları riskini azalttığı daha sağlıklı bir kiloya ulaşmayı başarabilir.

Kilo verirken başarıya giden 3 önemli nokta: 
Hedef
Yöntem
Motivasyon

Hedeflerinizi belirleyin
Hedefler her zaman için planlı bir şekilde diyetinize uymanıza yardımcı olur. Ulaşmak istedikleriniz için detaylı bir şekilde plan yapmak başarınızın bir kısmını oluşturacaktır. Örneğin 10 kg verebilmek için kendinize 3 ay süre koyun. Zamanlama için bir tablo hazırlayın ve her hafta alışveriş stratejilerinizi, yaptığınız egzersizleri ve ileriye dönüp planlarınızı listeleyin. Bunlar motivasyonunuzu artıracak ve gerçekleştirilebilirliği yükseltecektir.

Başarınızı HAYAL EDİN
Genelde atletler elde edecekleri başarılarının her safhasını zihinlerinde prova ederler ve bu küçük zihin oyunu kişinin kendisini bu başarıya ulaşabileceğini hissetmesini sağlar. Aynı şekilde, siz de kendi hedeflerinizin gerçekleşmiş olduğunu, senaryoyu gözünüzde canlandırın.  Örneğin akşam yemeği için doğru seçimler yaptığınızı gözünüzde canlandırabilirsiniz veya akşam bir davette önünüze gelen çikolatalı sufleyi yemek yerine sabah tartıda göreceğiniz hafiflemiş kilonuzu düşünün. Aklınıza geldikçe bu senaryoları tekrarlayın

Kendinizi SABOTE etmeyin
Birçok kez aslında farkında olmadan kendimize yeteri kadar güvenmediğimiz ve asla kilo veremeyeceğimizi düşündüğümüz için diyetimizi sabote ederiz. Kendinizi bu tarz düşünceler içinde yakalarsanız hemen bunu olumlu sözler ile yer değiştirmeye çalışın. Örneğin; ‘İstediğim kadar kilo veremedim fakat bunu değiştirebilirim. Şu andan itibaren kendime haftada 3 kez olacak şekilde egzersiz planı hazırlayacağım.’ diyebilirsiniz. Sağlıklı beslenmeye başlamak için hiçbir zaman geç değildir genelde diyete başlamak için ayın ilk günü veya haftanın ilk günü beklenir hiç gerek yok karar verdiğiniz anda değişime başlayın.

Kendi kendinizin KOÇU olun
Bazı insanlar kendilerini küçük görmenin alçakgönüllülük olduğuna inanırlar. Fakat siz arkadaşlarınızı şişman ya da çirkin diye çağırır mısınız? Aynı saygıyı sizde görmek istersiniz değil mi? Bu nedenle kendi kendinizin en yakın arkadaşı olmayı deneyin. Aksaklıkları kafanıza takmamaya çalışın ve ilerleyişinizi kutlayın. Bunun en iyi yollarından birisi ise hayatınızın tüm alanlarında sahip olduğunuz kişisel, profesyonel ve fiziksel becerilerinizi listelemeniz olacaktır. Bugünden itibaren yaptığınız tüm doğru şeyleri not alın. Doğruların büyük bir hızla artması sizi şaşırtacak.


Kendinize GÜVENin

Kendinize olan güveniniz hakkında tereddüt mü ediyorsunuz? Bunun bir yolu da kendinize olan inancınızı olumlu cümleler ile desteklemektir; basit, kendinizi onaylayıcı ifadeleri her gün tekrarlamaya çalışın size destek olabileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınıza bunu açıkça paylaşın. Sizi iyi tanıyan birilerinin önceki başarılarınızı hatırlatması kendiniz için güven tazelemeye yardımcı olabilir.  

Battı balık yan gider demeyin
Ya hep ya da hiç şeklinde düşünmemeye çalışın, örneğin sırf bir öğünde fazla yediniz diye diyetinizi mahvettiğinizi düşünmeyin. Kendinize karşı daha nazik olun ve yaşanan aksilikleri, öğrenmek için bir fırsat olarak görmeye çalışın.

Hedeflerinizin peşinden gidin
Kilo kaybetmekle ilgili hedeflerinize ulaşacağınıza dair olan inanç çok önemlidir. Fakat bunu aynı zamanda beslenmede davranış değişiklikleri yaparak ve fiziksel aktiviteyi artırarak gerçekleştirmelisiniz de. Kendinizi sadece incecik olarak düşünemezsiniz ama beklentilerinizi etkin kılmak için kendinizi doğru ruh durumu içerisinde düşünebilirsiniz.


Yaşınıza göre kaş bakımı

40 yaşını geride bırakanlar için en büyük problem, yüzün sıkılığını ve diriliğini kaybetmesiyle kaşların yavaş yavaş göz kapaklarının üzerine yığılmaya başlaması

Bu yaşlardaki kişilerin yapması gereken ilk iş öncelikle kaşlarını çok inceltmekten kaçınmaları, burun köküne yakın kısmı mümkün olduğunca doğal bırakmaları ve şekil vermek için sadece kaşların uç kısımlarıyla oynamaları. Böylece gözlerinin daha çekik görünmesini sağlayabilirler. Nasıl mı?

Kaşların uca doğru olan bir-iki santimlik kısmını tamamen alabilirler. Ardından da bir kaş kalemiyle, doğal kaş çizgisinin hemen üzerine (çok fazla yukarıda olursa yapay bir görünüm olabilir) yeni bir hat çizmeleri. Yeni kaşlarını oluştururken dikkat etmeleri gerekense tek bir çizgi yerine minik minik dokunuşlarla birçok küçük çizgiden yararlanmaları.

Kalıcı makyaj
Kaşlarınız sizden yılların ve onları hiç düşünmeden yolduğunuz günlerin acısını çıkarıyorsa, imdadınıza kalıcı makyaj yetişebilir. Kaşları küsen ve bir daha çıkmayanlar kalıcı makyajla daha kalın kaşlara sahip olabilirler. Kalıcı makyajda bir çeşit dövme ve yaklaşık 1 yıl boyunca kalıcılığını koruyor. Kaşların kontürünü belirlerken gerçek yerinden biraz daha yukarıya çizerek gözlerinize daha çekik bir ifade vermek mümkün.

Ayrıca kaşlarınızı ve kirpiklerinizi boyatarak da daha çarpıcı görünmelerini sağlayabilirsiniz. Çünkü bazen kaşların yoğunluğu ve biçimi güzel olduğu halde renklerinin açık olması belirsiz görünmelerine neden olabiliyor. Tabii aynı şeyi kirpikleriniz için de geçerli. Üstelik kirpiklerinizi boyattıktan sonra sürekli bakra kullanmanıza da gerek kalmayacaktır. Bu işlemi ayda bir-iki ayda tekrarlamanız gerekebilir.

Yüzüme bak da söyle...


ABD'de yapılan bir araştırmaya göre kadınlar yuvarlak yüz hatları olan erkekleri uzun vadeli ilişkiler için düşünürken, kare surata ve belirgin kaşlara sahip olan erkekleriyse kısa ilişkiler yaşamak için uygun buluyor.

Önce yüzlerine bakıyorlar!

ABD’nin Michigan Üniversitesi’nde Prof. Daniel Kruger tarafından yapılan araştırmada kadın ve erkeklerden oluşan 854 kişilik bir gruba farklı yüz hatlarına sahip erkeklerin fotoğrafları gösterildi. Aynı fotoğraflar dijital metodlarla değiştirilerek maskülen görüntü güçlendirildi ya da zayıflatıldı. Sonra da katılımcılara fotoğraflardaki erkeklerin ne tip davranış şekilleri sergileyebilecekleri soruldu. Katılımcıların birçoğu çene yapısı kare olan ve belirgin kaşlara sahip olan erkeklerle kısa dönemli ilişkiler yaşamayı tercih ederken, yuvarlak yüz hatları ve dolgun dudakları olan erkeklerle uzun vadeli ilişkiler yaşayabileceklerini belirttiler.Katılımcılar daha maskülen görünen erkeklerin riskli, rekabetçi, kavgaya hazır, otoriteyi zorlayan, eşini aldatan ve ebeveynliğin sorumluluklarını önemseyen kişiler olabileceğini tahmin ederken, yuvarlak yüz hatlarına sahip erkeklerin ailede iyi eş ve iyi baba, iş yerinde de çalışkan elemanlar olacağını söyledi.“EVRİMSEL AÇIDAN ŞAŞIRTICI DEĞİL”

Prof. Kruger bu sonuçların evrimsel açıdan bakıldığında şaşırtıcı olmadığını belirtti. Kruger’a göre maskülen hatların gelişimi testosteron hormonu sayesinde oluyor. Bu hormon aynı zamanda fiziksel güç için de gerekli. Kadınlar bu özellikleri doğacak çocuklarına geçirmek istedikleri için çoğunlukla keskin hatlı erkeklere, yani testosteron oranı yüksek olan erkeklere karşı çekim hissediyor.DOĞADA BAŞKA ÖRNEKLERİ DE VAR

Dış görünüşle ilgili bu faktörlerin yüzeysel olduğu tartışılsa da, doğada benzer örneklerini görmek mümkün. Örneğin, dişi tavuskuşundan daha büyük olan erkek tavuskuşu aynı zamanda eşini etkileyebilmek için daha gösterişli tüylere de sahip.Yüz hatlarını çeşitli davranış şekilleriyle ilişkilendiren bilim dalı fizyonomi her ne kadar önemli ip uçları sağlasa da, bilim çevrelerinde şüpheyle karşılanıyor.
Kruger bu araştırmanın davranış bilimi için olmasa da eşleşme stratejilerinin çözümlenmesi açısından faydalı olduğunu söylüyor. Profesöre göre Brad Pitt ve George Clooney’nin People Dergisi tarafından “yaşayan en seksi erkek” seçilmelerinin sebebi de böylece açıklanmış oluyor.

17 Ocak 2009 Cumartesi

Büyük yalanlar


Gerçekle yüzleşmemek için kendinizi kandırıyor olabilir misiniz? İşte insanın kendine söylediği 12 büyük yalan...

12 büyük yalan

12 büyük yalan       

Gerçeklerle yüzleşmekten korktuğunuz için kendi kendinizi kandırıyor olabilir misiniz? İşte 12 büyük yalan…     

 

“Her şey güzel olacak”

Kilo verirsem…üniversiteyi kazanırsam… bir sevgili bulursam… bu cümlelerin sonuna onlarca şey eklenebilir. Ama mutluluğu ertelemek ve bir şeylere bağlamak ne derece doğru sizce? Yaşadığınız anın tadını çıkarmayı öğrenmeli ve pembe yalanlardan vazgeçmelisiniz!

 

‘Kimsenin beni onaylamasına ihtiyacım yok’

En ufak bir eleştiri ile karşılaştığında hemen bu yalana mı sığınıyorsunuz?Herkesin onaylanmaya  takdir görmeye ihtiyacı vardır. Kimseye danışmadan, sürekli kendi bildiklerini yapan bir insan kendisini geliştiremez.

 

“Beni seviyor ama bağlanmaktan korkuyor”

Aşkın gözü kördür diye boşuna dememişler. Sen de bu yalanla kendini avutuyorsan, şu gerçeği size üzülerek hatırlatalım. Gerçekten seven bir erkek bağlanmaktan korkmaz. Hem gelecekte sizinle olmak konusunda tereddütleri olan birisiyle neden birliktesiniz ki? İlişkinizi gözden geçirseniz hiç de fena olmaz.

 

“Biraz bronzlaşmaktan zarar gelmez”

Evet biliyoruz bronz bir ten harika duruyor. Ama cilt kırışıklıkları ve bazı kanser türleri açısından güneşin zararları artık kanıtlandı. Siz de kendinizi kandırmayın ve güzelleşeceğim diye sağlığınızı riske atmayın!

 

“Yalan söylediğimi kimse anlamaz”

Başkalarının size yalan söylemesi hoşunuza gider miydi? Onların bunu anlamayacağını düşünseniz bile, kendinize olan saygıyı yitirmemek için her zaman doğruyu söylemelisiniz. İçinde bulunduğunuz zor durumdan kurtulmak için söylenilen yalan geçici bir çözümden başka yarar sağlamaz .

 

“Tabii ki gelirim”

Size yapılan her teklife  “tabii ki” gelirim deyip buluşma günü geldiğinde yeni bir yalan uydurmak zorunda mı kalıyorsunuz? Öyleyse neden en başından “kusura bakmayın başka bir planım var” demiyorsun?

 

“Hayır diyemiyorum”

İşte koca bir yalan daha! İnsanları kırmamak adına onların her istediklerini kabul etmek yerine biraz pratik yapmalısınız. Şimdi bir kağıt ve kalem alıp hayır diyememe nedenlerinizi yazın bir kenara. Sonrada cesaretinizi toplamak için neler yapabileceğinizi düşünün…

 

“Çok şanssızım”

Bu yalan talihinizi kapatmaktan başka bir işe yaramıyor. Çünkü şansa fazlaca inanmak, bir süre sonra kişinin kendine olan inancını azaltabiliyor.

 

“Bağımlı değilim”

Sigara, alışveriş,dedikodu… kötü alışkanlıklarınızın olduğunu biliyor ama bunlardan bir türlü vazgeçemiyorsanız, “istediğim zaman bırakabilirim” yalanını kendinize söylüyor olabilirsiniz.

 

“Güzel olsaydım her şey daha kolay olabilirdi”

 

Fiziksel açıdan güzel olan insanların hayatlarında her şey yolunda mı sanıyorsunuz? Aksine onların çok daha fazla sıkıntısı var. Kendisine her yaklaşana şüpheyle bakmak ve kimseye güvenememek de başlıca sorunları. Sahip olduğunuz güzelliklerin değerini bilin.


 

“Yardıma ihtiyacım yok”

Gerçek şu ki herkesin birbirine ihtiyacı var! Çünkü her şeyin doğrusunu bilmemiz ve en iyisini yapmamız mümkün değil. Sizinde mutlaka takıldığınız, içinden çıkamadığınız sorunlar olacaktır. Bu gibi durumlarda “kendim halledebilirim” yalanından sıyrılarak, başkalarının yardım tekliflerini kabul etmeyi deneyin. Böylesi çok daha kolay olacaktır.

 

“Zamanım yok”

Meşgulüm, meşgulsün, meşgul… Sürekli bir şeyler yapmaktan bahsediyor ama bir türlü faaliyete geçiremiyorsanız “zamanım yok” cümlesi sizin için süper bir bahane. Peki gerçekten zamanınız yok mu?


Saçlarınız artık kırılmayacak


İnce telli saçlarınızı istediğiniz kadar uzatamamaktan şikayetçiyseniz bu yöntem size göre!
Saçlarınız kırılmasın

Yeni geliştirilen sıcak makas yöntemi ile saçlar, sıradan makas ve usturalarla kesilen saçlara nazaran daha az kırılıyor. Saç uçlarına 170 derecelik ısı verilerek kesimin yapıldığı işlemde istenmeyen kısımlar saçtan ayrılıyor. Bilinen yöntemlerle kesildikten sonra açıkta kalarak oksijenle direkt temasta olan ve bu yüzden kırılmaya uğrayan saç uçları, ısı makası sayesinde keratinle kaplanarak içindeki nemi koruyor Eğer saçlarınızın kırılmasından bıktıysanız ve buna son vermek istiyorsanız bu yöntemi denemelisiniz. Türkiye genelinde sayılı kuaförlerde uygulanmaya başlayan ısı makası ile kesimin ortalama fiyatı 60 TL. Avantajlarından birisi de kesimin sonrasında periyodik bir bakım gerektirmemesi…


Sıradan makaslar




Isı makası



16 Ocak 2009 Cuma

Krizde ev ekonomisi yapalım

Sıradan şeyleri, amaçları dışında da kullanarak hem mükemmel sonuçlar alabilir hem de ekonomi yapabilirsiniz.


Tırnaklarınıza limonla bakım yapın.
Saksınızın altına yerleştireceğiniz bir bebek bezi çiçeğinizin kurumasını engeller.
Ekonomi kriz, özellikle ev ekonomimizi derinden etkilemeye devam ederken, biz paramızı ve zamanımızı en iyi şekilde değerlendirmenin yollarını araştır olduk. Evimizdeki hemen hemen herşeyi birden çok defa kullanabilmek için neyin nerede kullanılacağını bilmeniz gerekiyor. Bİrçok şey amaçları dışında pratik olarak kullanılabiliyor.

Örneğin, küçük bir aspirinin arabanızı çalıştırabileceğini, ketçapın gümüşlerinizi parlatma özelliğine sahip olduğunu ya da kaçmış çoraplarınızın, ayakkabılarınızı mükemmel bir şekilde cilalayabileceğini biliyor muydunuz?

İşte size bunun gibi bazı küçük ama önemli ipuçları:

ASPİRİN: Biten araba akünüzü aspirin ile tekrar canlandırabilirsiniz. Eğer etrafta, arabanızı çalıştırmak için size yardım edebilecek kimse yoksa akünüzün içerisine 2 tablet aspirin atarak arabanızın tekrar çalışmasını sağlayabilirsiniz. Asetilsalisilik asit, akünün içerisindeki sülfürik asit ile birleşerek son bir şarj üretip arabanızın çalışmasına yardımcı olacaktır.

KARBONAT: Tıkanmış mutfak giderini temizlemek için tesisatçıyı aramanıza gerek yok. 200 gr. Karbonatı tıkanmış deliğe dökün ardında da 200 ml. sıcak sirke ekleyin. Birkaç dakika bekledikten sonra 1 litre kaynar suyu dökün. Tesisatçıya gerek duymadan tıkanmış giderlerinizi en ucuz yoldan açmış olacaksınız.

MISIR UNU: Düğümlenmiş ayakkabı bapları ya da ipler, inatçı bir şekilde çözülemezler. Düğümün üzerine bir parça mısır unu serpiştirin. Böylece düğümü çözmek daha kolay olacak ve size zaman kazandıracak.

BEBEK BEZLERİ: Bitkilerinizin daha uzun süre su tutmasını mı istiyorsunuz? Bitkilerinizi dikmeden önce, saksınızın dibine, emici tarafı yukarıya gelecek şekilde bir bebek bezi yerleştirin. Bebek bezi suyu içine çekecek ve bitkinizin suyu çabucak emerek kurumasını engelleyecektir.

SAÇ KREMİ: Ayakkabılarınızı kötü havaların etkisinden koruyabilir. Kış boyunca, ayakkabılarınıza bir miktar saç kremi sürerek tuz ve kimyasalları ayakkabınızdan uzak tutarak onları koruma altına alabilirsiniz.

BUZ KABI: Yarım kalmış, bitiremediğiniz şaraplarınızı nasıl değerlendirebileceğinizle ilgili bir ipucu. Kalan şaraplarınızı buz kabına koyup dondurun. Aylar sonra bile hala içilebilir olacaklardır. Ayrıca makarnalarınızın sosu için de daha sonraları kullanabilirsiniz.

KAVANOZLAR: Eldivenlerinizi, boş bir kavanozun altına koyarak kurutabilirsiniz. Kavanozu, bir radyatörün üzerine ters çevirip koyarak çok çabuk bir şekilde kurutabilirsiniz.

KETÇAP: Gümüş takılarınızı, ketçap dolu bir kasenin içinde 5 dakika bekletin. Daha sonra takıların işlemeli kısımlarının da parlaması için eski bir diş fırçasıyla hafifçe fırçalayın. Durulayıp kurumaya bırakın.

LİMON: Bir manikürcüye gerek duymadan da, evinizde bir limon yardımıyla tırnaklarınıza bakım yapabilirsiniz. 200 ml ılık suya yarım limon suyu ekleyin ve tırnaklarınızı 5 dakika boyunca içerisinde bekletin. Tırnaklarınızın üst kısmındaki ölü deriyi yukarı doğru ittikten sonra, tırnaklarınızı limon kabuğuyla ovun.

MAYONEZ: Bir parça mayonezle saçınıza ve saç derinize, sanki saç kremi kullanıyormuşsunuz gibi masaj yapın. Daha sonra saçlarınızı duş bonesiyle kapatıp birkaç dakika bekleyin ve şampuan yardımıyla yıkayın. Sonuç olarak saçlarınız mükemmel bir parlaklığa kavuşacak.

TIRNAK CİLASI: Gömlek düğmelerinin içindeki ipliklerin üzerine bir damla renksiz tırnak cilası damlatarak, gömleklerinizin üzerinizde daha düzgün bir şekilde durmasını sağlayabilirsiniz. Bu yolla ipliklerin aşınarak yıpranmasını ve üzerinizde şekilsiz durmasına engel olur.

ZEYTİNYAĞI: Kendi mobilya cilanızı kendiniz yapın! Üstelik ticari ürünlere göre çok daha iyi sonuçlar verecektir. Beyaz sirke ya da limonla karıştırdığınız zeytinyağını, sprey başlığı olan bir kutunun içerisine boşaltın. İyice çalkaladıktan sonra mobilyalarınızın üzerine sıkın. 2 dakika beklettikten sonra temiz bir bez ya da kağıt havluyla temizleyin.

TUZ: Bir parça tuz ve su yardımıyla mobilyalarınızın üzerindeki su lekelerini kolaylıkla çıkartabilirsiniz. Bir tatlı kaşığı tuzu, birkaç damla suyla karıştırarak elde edeceğiniz bir karışımı lekeli yüzeye uygulayın. Leke çıkıncaya kadar yumuşak bir şekilde ovalayın.

KÜLOTLU ÇORAP: Eksi ya da yırtık külotlu çoraplarınızla, parlak ve sanki yeni cilanmış görüntüsü veren ayakkabılar elde edin. Yapmanız gereken sadece eski çorabınızla ayakkabınızın üstünü ovalamak. Bu denemiş olduğunuz diğer yöntemlerden daha çok işe yarıyor.

ŞEMSİYE: Eski bir şemsiyenizi, fidelerinizi kışın soğuğundan ve etkilerinden korumak için feda edin. Tutma kısmını kestiğiniz şemsiyenizi açık bir şekilde fidelerinizin üzerine yerleştirerek onların donmasını engelleyebilirsiniz.

SİRKE: Sirke boğaz ağrınızı geçirebilir. 1 yemek kaşığı sirke ve 1 çay kaşığı tuzu, bir bardak ılık suyun içerisinde eritip günde birkaç kez gargara yapın.

14 Ocak 2009 Çarşamba

Krize inat güzel giyinelim

Biz kadınlar kendilerini güzel gösterecek şeylere para harcamayı severler, şık giysiler, aksesuarlar, makyaj malzemeleri… Peki, ekonomik krizdeyiz diye şıklık ve güzellikten vaz mı geçeceğiz? Tabii ki hayır!



Biliyoruz, dünyadaki gelişmelere, kriz haberlerine kulak tıkamanın bir manası yok. Ancak bu olayların iki yönü var: Birincisi, bizim kontrolümüz dışındakiler ve ikincisi, elimizde, yani kontrolümüzde olanlar. Yani belki dövizdeki iniş çıkışları, farklı ürün ve hizmetlere yapılan zamları doğrudan etkilememiz mümkün değil. Ancak kendi yaşantımızda ve alışkanlıklarımızda, krizi en hafif atlatacak şekilde yapabileceğimiz bir sürü şey var. Peki ya moda, giyim kuşam, en sevdiğimiz alışverişler... Finansal olarak zor bir dönemden geçiyoruz diye bunlardan komple vazgeçmek zorunda mıyız? Kesinlikle hayır. Zevk aldığımız her şeyden uzaklaşacak değiliz. Üstelik bunu hepimiz biliyoruz ki gerçekçi ancak iyimser bir yaklaşım her zaman başarılı insanların tavrı olmuştur.

Şıklıkta taviz yok
Kriz dönemlerini mümkün olan en hafif şekilde atlatmak için yapabileceğimiz çok şey var. Ancak hiçbirimizin yapmak istemeyeceği tek şey, şıklıktan taviz vermektir. Bu gibi zamanlarda zaten bozuk olan moralleri bir de görüntümüzle ilaveten bozmaya gerek yok. O yüzden her zamankinden daha az özenmemiz, kıyafetlerimizi umursamamamız ne bize ne de çevremizdekilere iyi gelecektir. Adı üzerinde, kriz dönemi, yani illa ki sonu olan bir süreç. Herhalde bunu da panik yapmadan ve tabii ki hoş görünme konusunda fazla taviz vermeden atlatmamız mümkün.

Temel çözümler
İşe "mutfak" tan başlayabiliriz. Şık olmak her zaman eşittir yeni alışverişler değildir. Dolabımızı ayrıntılı bir şekilde gözden geçirebiliriz. Bunun faydası ne? Uzun zamandır dokunmadığımız parçaları hatırlamaya, yeni eşleşmeler düşünmeye yarayacaktır. Şöyle ki, bir bluzu hep aynı pantolonun üzerine giyiyorsak, gardırobumuzu "karıştırmak" yeni çözümler üretebilmemiz için harika bir fırsat olacaktır. Aynı parçayı farklı üst veya altlarla kombinlemek, hep aynı ikili takımları yapmayı geçmişte bırakmak iyi bir başlangıç olabilir. Kendimizi sınırlamaktan vazgeçmeliyiz. Elimizdekilerle çok şey yapabileceğimize inanmalı, yenilikler denemeliyiz. Hatırlamakta fayda var: Kriz dönemleri insanları daha yaratıcı olmaya zorlar.

Aksesuara yatırım
Bu tür zamanlarda tasarruf yapmanın en mantıklı yolu, abartılı gereksiz, mantıksız veya keyfi alışverişi azaltmaktır. Tabii ki bunun anlamı alışverişi tamamen sıfırlamak değildir, ne de olsa hayat devam ediyor. Ancak belki şöyle bir şey yapabiliriz: Öncesinde hep yaptığımız gibi hem yeni kıyafetler hem de aksesuarlar satın almaktansa, ikisinden birine ağırlık vermek. Bu ne işe yarayacak? Mesela aksesuar alışverişi sayesinde mevcut kıyafetlerle yeni, farklı görüntüler elde edebileceğiz, her zamanki kıyafetlerimizi bir çırpıda farklılaştırabileceğiz. Mesela aynı bluzu bir kolye, bir kemer ya da şal ile tamamlayabilir, beş-altı çok farklı sonuç alabiliriz. Ve alışverişe çıktığımızda bir denge kurabiliriz. Şöyle ki bu defa kıyafete mi yoksa aksesuara mı ağırlık vereceğimize karar verebiliriz. Böyle bir tercih lehimize çalışacak, böylece alışverişten vazgeçmek zorunda kalmayacağız.

Kıyafet diyeti... O da ne?
Diyette olmak, fazlalıklardan kurtulmak için zorunlu olarak rejime girmek... Dünyanın en zor şeyi... Ancak kararlı ve hedefe odaklı olursak durum değişir. Peki "kıyafet diyetine" girmek hayatımızı nasıl etkiler? Finansal olarak ağır dönemler ve krizler bu tür yeni kavramlar doğurabiliyor. Ve çoğu zaman bu gibi yenilikleri yaşantımıza adapte etmemiz kaçınılmaz olabiliyor. Daha dikkatli harcama, daha akıllıca alışverişler, mümkünse sıfır savurganlık... Hepsi iyi hoş da, bir şeyi hatırlatmakta fayda var: En katı diyetlerde dahi "ödüller" vardır! Kısaca, en genel deyimi ile kıyafet diyetindeyiz diye, küçük mutluluklardan vazgeçmek zorunda değiliz. Krizde de bütçemizi sarsmayacak alışverişler yasak değil. Üstelik bu tür dönemlerde pek çok marka zorunlu /ilave indirimler yapıyor. Kendimizi "kaybetmeden", "ödül alışverişi" yapabiliriz.

Bir planımız var!
Kriz döneminde bizi fazla mutsuz etmeyecek ancak çok işimize yarayacak bîr plan yapabiliriz:

• Kriz geçici bir dönem. Hayatımızı, dolabımızı, stilimizi ve şıklığımızı sabote etmek zorunda değil. Hesap kitabımızı iyi yaptığımız sürece bir sorun yaşanmaz.
• Gardırobumuzdaki kıyafetleri renk, stil veya temel parçalar/ilaveler şeklinde yeniden düzenleyebiliriz. Düzenli raf ve askılar güzel ve yaratıcı giyinmeyi kolaylaştırır.
• Giyim konusunda daha yaratıcı olmak, uzun zamandır dokunmadığımız bazı kıyafetlerimize "eski moda" etiketi yapıştırıp kendimizi kısıtlamamalıyız.
• En sevdiğimiz moda dergilerinden vazgeçmektense, çok daha uygun bir seçenek olan aboneliği tercih edebiliriz.
• Kredi kartlarımızın limitlerini aşmadığımız sürece, alışverişten vazgeçmek zorunda değiliz.
• 'Smart shopping", yani akıllıca yapılan alışveriş sayesinde bu gibi dönemlerde dahi şıklığımızdan taviz vermeyeceğiz.
• Genelde hiç bakmadığımız markalara ve mağazalara da bir göz atmayı alışkanlık edebiliriz.
• Bir şey satın alırken iyi düşünmek de bir çözüm. Buna ihtiyacım var mı, bunu nelerle kombinleyeceğim, bunu uzun süre kullanabilecek miyim gibi birkaç kritik soruyu cevaplayıp nihai kararı öyle verebiliriz.
• Alışveriş yaparken neyi beğendiğimize göre değil, öncelikle neye acil ihtiyacımız olduğuna göre hareket edebiliriz. Tabii o aldığımızı illa ki beğenmemiz şartı ile.

Related Posts with Thumbnails
Dantel Modelleri Örgü Modelleri Hobi Dünyası
En güncel Kadın Giyim Moda sitesi.